Loading ...
Sorry, an error occurred while loading the content.

11336LÜTFEN BU ÝLETÝYÝ ÖZENLE OKUYUNUZ...BÝR YERDEN ALINMA....

Expand Messages
  • Cagatay Sahan
    Apr 13, 2006
      """"
      *Sayin Basbakan,*
      *Degerli Milletvekiller,*
      *Degerli Basin Mensuplari,*
      AK PARTILI ILGAZ MAFYASI (SAYFA 1) *
      ORGANIZE SUÇ ÖRGÜTÜ ne demek? Çikar amaçli yasa disi
      isler yapan gruplara verilen isim degil midir? Bir
      diger ismiyle MAFYA degil midir? Planli projeli
      devleti hortumlamak, bu yasa disi isi defalarca
      tekrarlamak,TICARET adi altinda sürekli hirsizlik
      yapmak, sahte faturalar düzenlemek,sahtecilik yoluyla
      sigorta sirketlerini dolandirmak, sit alanlarini
      yagmalamak, kaçak villalar yapip satmak, cinayetler
      islemek, tarihi eser kaçakçiligi yapmak, karapara
      aklamak.... Topyekün bunlarin adi nedir, ey
      Milletvekillerim? Bu yasa disi isleri yapan bir baska
      partiden olunca YASA DISI ORGANIZE SUÇ ÖRGÜTÜ oluyor
      da, AK PARTI'li olunca ne oluyor, ey Basin mensuplari?
      Bu suçlar ne zamandan beri LEGALLESTI ey AK
      PARTI'liler? Sizlere yaklasik üç senedir feryatlarimi
      duyurmaya çalistim. Belgeli dedim, isbatli sahitli
      dedim... Hangi biriniz sahsimi aradi da belge sordu,
      güzel ülkemin degerli Milletvekilleri? Bu kadar
      vurdumduymaz olamazsiniz...
      Evet, ben bir "deli"yim. Sirtini AK PARTI'ye dayamis
      bir mafyayla savastigim için deliyim. Hangi biriniz
      yanimda olma yürekliligini göserdi? Iddialarimi
      "geçersiz" kilmak için sizlere "deli" oldugumu
      söylediler. Sizler de inandiniz. Hiç bir zaman "deli
      raporu"m olmadi. Heyet önüne çikmadigim gibi, Adli
      Tibb'in giyabimda "deli raporu" tanzim edecegini
      düsünemem. Böyle bir sahteciligi göze alamazlar, ihbar
      ettigim tüm suçlarin "belgeli" oldugunu biliyorlar.
      Degerli Türk Basini: Eger böyle bir belgeyle sizleri
      susuturmaya çalisiyorlarsa, lütfen sahsima ulasiniz,
      sahte evrak tanziminden hepsine tek tek dava açayim.
      "Deli" olmak istedigim günler yakin. Ancak, her türlü
      belgeyle, olmasi gereken YÜce Türk Adaleti önünde
      hesaplasmak istiyorum. Bunu basaramazsam, seve seve
      deli olacagimi, "deli raporumu" da kabul edecegimi
      biliniz. Henüz vakit erken... Sahsima ulasacak her
      kimseye akli ve ruhi durumumun yerinde oldugunu
      isbatlamaya da hazirim. Iste bu sebeplerden dolayi
      ihbarlarimi tekrar ilgili makamlara iletiyorum, bunun
      bir suç duyurusu oldugunu kamuoyuna açikliyorum:
      *DEGERLI BASIN MENSUPLARI:*
      Ilgaz AS ismiyle suç sirketi kurup, 1993'ten beri
      devletin ve milletin kanini emen Ak Partili bes adet
      sülügü, üç senedir otuz dilekçeyle, iki bin mektupla,
      yirmi bin e-maille sikayet etmedigim makam kalmadi.
      Çikar amaçli
      organize suç sebekesi olusturduklarini iddia ettigim
      Senol Ilgaz,Mustafa Ilgaz, Ismail Ilgaz, Mehmet Ilgaz,
      Asim Çinar isimli bu sülükleri...
      *Ayrica:* Yasa disi islerine ortak ettikleri
      Eskisehir Büyüksehir Belediye Baskani Yilmaz
      Büyükersen'i, Eskisehir Organize Sanayi Bölge Müdürü
      Ali Ihsan Karamanli'yi, Eskisehir Subay Orduevi
      Müdürü Albay Mehmet Gürdogan'i, Eskisehir Karayollari
      Sube Müdürü Nuri Akgül'ü, Eskisehir Kültür Müdürü'nü,
      Müze Müdürü'nü, Kültür ve Tabiat Varliklarini Koruma
      Kurulu üyelerini...
      *Ayrica:* Skandal konusu ettigim çikar amaçli
      organize suç sebekesini himaye eden, kollayan,
      suçlarini örtbas eden Ak Parti Eskisehir Milletvekili
      Murat Mercan'i, Eskisehir Cumhuriyet Bassavcisi Gökhan
      Karaburun'u, Eskisehir Cumhuriyet Bassavci Vekili
      Coskun Mutluer'i söz konusu dilekçe ve mektuplarla
      sikayet ettigim gibi, her firsatta kamuoyuna
      açikladim. Yargi sürecini baslatincaya kadar da bu
      açiklamalarim devam edecek. Ak Parti kuruluncaya kadar
      her farkli hükümette, menfaatleri dogrultusunda farkli
      çanaklar yalayan bu sülükler, Ak Parti'nin Eskisehir
      il Kurucu Meclis Üyeligine girmeyi becerdiler.
      Belgeli ihbarlarim sonrasinda Eskisehir Emniyet
      Müdürü'nün takibe aldigi, Eskisehir Valisi'nin de
      sikayetçi oldugum bu sülüklerin "suçlu oldugu" bizzat
      Adalet Bakani Cemil Çiçek'e bildirildi. Sadece
      Milletvekili Murat Mercan'in, sikayetlerimden hemen
      sonra Sayin Basbakan tarafindan Ak Parti Genel Baskan
      Yardimciligindan alindi. AB'ye Bas müzakereci
      yapacaklardi, israrli sikayetlerimden sonra Sayin
      Basbakan'imiz bu isi baska bir milletvekiline teslim
      etti.
      *Ya diger suçlular?* Ne zaman yargi önüne çikacak,
      Sayin Basbakan'im? Murat Mercan'a ceza verdiniz,
      dokunulmazligi oldugu sürece baska ceza veremezsiniz.
      Skandal patlar korkusuyla iddialarim konusunda
      açiklama da yapmiyorsunuz. Yukariya siraladigim
      sahislar suçlu mu, degil mi? MIT sizi ikna
      edemediyse, ben ikna edeyim sayin Basbakan'im. Adalet
      Bakanim da, siz de gözlerinizi yumuyor, kulaklarinizi
      tikiyorsunuz. Neden? Devlet- mafya
      iliskileri sizleri korkutmasin, geçmiste çok yasandi
      bu iliskiler ve hala devam ediyor.
      Artik derin-merin degil. Yüzeyden gidiyorlar ve
      susturdugunuz basin da zaten GIK'ini çikaramiyor,
      tazminat korkusuyla. Yeni bir Susurluk'a tahammülünüz
      olmasa da, artik gözünüzü kapatmayiniz, kulaklarinizi
      tikamayiniz.
      Sizler bu iddialarimi bir kere daha gözden
      geçiriniz.Ayiklanmayan piriç pilavi ya dis kirar ya
      bas. Pirincin tasini ayiklayin ki, pilava lezzet
      gelsin. "Indirirler" hobiniz de olmasin. Bu çalisma
      temponuzu Millet ayakta alkisliyor, haberiniz
      olsun.Sizlere farkli bir tablo çizecegim Sayin
      Basbakan, fakat önce bir sorum olacak: Giyabimda
      sahsima "deli raporu" alanlara inaniyorsunuz da, bu
      ülkenin gerçek bir vatandasina neden inanmiyorsunuz?
      Ben bu sülüklerin kuyruguna yapistim, ben biraksam da
      Allah biraktirmiyor. Kötü mail yazdigimi da iddia
      etmeyin. Bir insan davasinda hakliysa, sürekli
      haksizliga ugruyorsa, yazdigi igneleyici sözler kötü
      mail degil, o kisinin düzene isyani olabilir. Ötesi
      yok...
      *Iste sizlere farkli bir tablo:*
      *1.* Bes ortakli bir mafya, Ilgaz AS ismiyle
      Emlakbank'tan milyonlarca dolar kredi aliyor.
      Sonrasinda iflasini açikliyor, kredileri iç
      ediyor.Yeni ismi Yonca Insaat. Krediyi aldigi
      tarihle, iflasini verdigi tarihi inceleyen oldumu
      acaba? Adamlar resmen hortumlamak amaciyla kredi
      almislar, Sayin Basbakan'im. Zaman asimi olmus,
      dosyalar kapatilmis. Bu hortumculara devlet mi kefil
      olmus da, batak devlete yikilmis? Hortumun zaman
      asimi olur mu? Açtirin bu dosyalari Sayin Basbakanim,
      geregi de yapilsin. Bu hortum çetesi Ilgaz AS
      ortaklari Ak Parti Kururcu Meclisi Üyesi. Ak Parti
      hortumcularin destegiyle mi kuruldu Sayin
      Basbakan'im? Zan altinda kalacaginiza,açtirin bu
      karartilmis dosyalari. Ak olan her sey kararmaya
      gidiyor, haberiniz olsun...
      *2.* Gelelim sit alani yagmacilarina, tarihi eser
      kaçakçilarina... Bak bunlar da ayni sahsilar Sayin
      Basbakan'im. Üç senedir bas bas bagirdigim Ak Parti
      Eskisehir Kurucu Meclisi üyesi Ilgaz mafyasi...
      Eskisehir Sümer Mahallesi Kizilyer mevkiinde tapunun
      241 pafta 2885 ada, 26-27-28-29 nolu parseller ve 241
      pafta 2892 ada, 9-10-11-12-13-14-15-16-20-21-22 ve 23
      nolu parseller ÖZEL TARIM ALANI oldugu gibi, KISIM
      KISIM 1-2 ve 3. derecede SIT ALANI'dir. Bu arazinin
      tamami *(ayrica bitisik tarlanin tamami)* 2600 senelik
      FRIG KRALLIGI'nin kalintilariyla dolu *ANTIK
      SEHIR*'dir. Kültür Varliklarini Koruyamiyanbir kurulun
      aldigi rüsvetler karsiliginda, simdi bu 1.derece sit
      alani üzerinde 30 adet lüksten de lüks villalar
      vardir. Bu villalarin ortasinda höyük dedigimiz,
      aslinda tümilüs denilen yigma toprak bir mezar vardir
      ki, Midas isimli Frig Krali'na aittir. Kimmer'lere
      yenilen Midas, esini ve çocuklarini da yanina alarak
      Milattan Önce 676 senesinde Gordion sehrinden gizlice
      kaçarak bu araziye yerlesmistir. Farkli bir kimlikle
      burada bir Bey'lik kurmus ve ölünceye kadar bu
      araziden ayrilmamistir. Daha sonralari çocuklari bu
      Bey'ligi devam ettirmistir. Yukarida pafta ve parsel
      numaralarini ilettigim TARIM ALANI'nin imar izni
      yoktur. Imara açilmasi da mümkün degildir. Ilgaz
      mafyasinin rüsveti seven dostlari sayesinde
      10.03.1995 tarih ve 54 sayili TADILAT RUHSATI, 28.11.
      1997 tarih ve 347 sayili TADILAT RUHSATI, 29.05.200
      tarih ve 97 sayili TADILAT RUHSATI, 15.06.2001 tarih
      ve 129 sayili TADILAT-INSAAT ruhsati alinmis.
      Odunpazari Belediyesi de bu ruhsatlari vermis.
      *Arastirmalarim sonrasinda, bu kanun disi isleri
      tamamen üstlenen bir isim ortaya çikiyor:*Yilmaz
      Büyükersen... Olmayan villalara, olmayan imar
      izinlerine ragmen kimler TADILAT ruhsatlari VERMIS,
      lütfen inceletiniz, Sayin Basbakan'im. SIT ALANI
      ÜZERINE TADILAT RUHSATIYLA bina insaa eden kaç
      müteahhit var bu memlekette? Bitisikteki arazinin de
      birinci dereceden sit alani içinde oldugunu söyledim.
      2600 senelik Frig kalintilari dolu. Yilmaz Büyükersen,
      bu arazi sahibine çivi dahi çaktirmazken, ayni
      arazinin diger parçasi 30 adet lüks villalarla gelin
      gibi süzülüyor. Allah dostu bu adam, rüsvetin
      çirkinligini bildiginden,Yilmaz Büyükersen istese de
      koklatmiyor. Haliyle tahta baraka bile yapmaya izin
      alamiyor. Bu adam, sahibi oldugu arazinin içinde
      ailesiyle birlikte konteynirda yasiyor, domatesini ve
      biberini ekip suluyor. Fazlasi yasak... Ak Parti'li
      Ilgaz Mafyasi'na her sey reva da, gerçek AK Partili, 5
      vakit namazini kilan, dilinden ALLAH'in adini
      düsürmeyen Allah Dostu bu adama neden reva degil,
      sayin Basbakan'im? Rüsvet denen vicdansizliga
      bulasmadigi için mi? Öyle güzel bir insan ki, yasça
      benden küçük olmasina ragmen ellerini öpesim
      geldi...Buyurun arastirin...
      Simdi siki durunuz: 27.12.1994 tarih ve 1994/5953 esas
      ve 207 iddia no ile Eskisehir Agir Ceza Mahkemesi'nde
      kamu davasi açilan da Ak Partili bu mafyanin babasi
      Senol Ilgaz. Eskisehir'de rüsvet yedirecek bir hakim
      bulamaz, mahkemeyi Kütahya'ya tasir. Burada de rüsvet
      yediremez, bu sefer Trakya'da bir ilçeye tasir.
      Iste burada rüsvet yedirecek bir hakim bulur.
      "Takipsizlik" kararli dosyasina bir de madde ekletir:
      Tekrar dava açilamiyacagindan..." Böylece dava
      kapanir. Zabit tutulan suç nedir, biliyor musunuz
      Sayin Basbakanim?
      BIRINCI DERECE SIT ALANI ÜZERINDEKI FRIG HÖYÜGÜNÜ
      *(yani Kral Midas'in Mezar'ini)* KEPÇEYLE TALAN ETMEK
      .Höyük dagitmak on seneden baslar. Parçalanan antik
      eserlerin cezasini ilave etmedim.Ülkemin turizmi Ak
      Partili Ilgaz mafyasi tarafindan katledildi. Sayin
      Basbakan'im. Hangi bir Eskisehir'li müsade eder buna?
      "Yol açiyorduk" ifadesi, suçun büyüklügü karsisinda
      ne ifade eder? Zaten yol da açamazsin, burasi 1.
      dereceden sit alani. Altin Kral olarak tarihte ün
      yapmis esek kulakli Midas, bu memlekete bir seyler
      birakti, Ak Partili Ilgaz Mafyasi da yok etti. *Bu
      mafyanin yasa disi yollarla bu arazide kazi yapip,
      mezarlardan neler çikardigini biliyor musunuz, Sayin
      Basbakan'im? Iste envanter:*

      01. Pismis topraktan yapilmis üç adet farkli kadin
      heykeli
      02. Üzeri Frig yazili, kilim desenli çok sayida kase
      (tahminen 300 adet)
      03. Tunç madeninden yapilmis, üzeri kabartmali ve
      küçüklü- büyüklü 9 testi
      04. Hayvan figürlü 21 adet toprak testi
      05. Tunçtan yapilmis çok sayida kulplu tabaklar, 100
      civarinda
      06. Tunçtan yapilmis kazanlar ve kepçeleri 9 adet
      07. Tunçtan yapilmis 5 adet flüt
      08. Tunçtan yapilmis 2 adet tanriça heykeli
      09. Gümüsten yapilmis çok sayida küpe ve gerdanlik
      (Tümilüs içinde)
      10. Altindan yapilmis küpeler ve gerdanliklar
      (Tümilüs içinde)
      12. Altindan yapilmis küçüklü büyüklü tanriça
      heykelleri (Tümilüs içinde)
      13. Fildisinden yapildigi tahmin edilen çok sayifa
      gerdanlik (Tümilüs içinde)
      14. Fildisinden yapildigi tahmin edilen kabartma
      panolar 30 adet
      15. Üzeri hayvan resimli irili ufakli saksi türü
      kaplar, küçüklü büyüklü küpler
      16. Oyma islemeli kisim kisim çürümüs sehpalar ve
      küçük masalar 30 adet

      Paha biçilemez bu hazine, toplam 100 trilyon TL
      civari komik bir rakamla Yunan zenginlerine satildi.
      Bu paranin 70 trilyonu, göz yuman mevki-makam sahibi
      zerzevatlara RÜSVET olarak gitti.
      Simdi soruyorum Sayin Basbakan'im: Yok edilen FRIG
      tarihinin hesabini üstleniyor musunuz? Sessiz kalarak
      Bu mafya bozuntularina sahip çiktiginiz gibi,
      savasimi da engelliyorsunuz. Sahip çikmak, suçlarini
      da üstlenmek demektir. Bu suçlari kaldirabilir
      misiniz? Yoksa bu sülükleri adalete mi teslim
      edersiniz? Ben davamdan
      vazgeçmem, karar sizin... Bu antikalari yasa disi
      yollarla kimlere sattiklarini söyledim,Frigya düskünü
      ileri gelen Yunan zenginlerine... Araci olup
      antikalari Yunanistan'a kaçiran sahis da Istanbul Rum
      Kilisesi rahiplerinden biri.
      Devamini da siz getirin.Ak Partili Ilgaz mafyasinin
      koleksiyoner belgesi oldugunu iddia eden, olmadigini
      ispat etmemle kiçinin üstüne oturan Kaçakçiliktan
      sorumlu Sube Müdürü'm, aslinda iyi bir adam. Murat
      Mercan'in elinde adam küçülmüs. Eline biraz yetki
      geçse, kaçakçilara kök söktürür, müthis is bitirir.
      Murat Mercan sayesinde çanak yalayicilarla yüzgöz
      edilmis. Ak Partili Ilgaz mafyasina baskin yapmak her
      babayigidin harci degil. Ilgaz mafyasinin dostu
      Eskisehir Cumhuriyet Bassavcisi Gökhan Karaburun'dan
      izin
      alabilmek, sayin Müdür'üme nasip olmamis. Adamcagiz
      Sirnak'a mi sürülsün?

      *3. * Kütahya Yolu Fuar Kavsaginda Ilgaz River
      Side'nin *(Ilgaz mafyasinin kaçak villalari)* hemen
      yani basinda, Ilgaz mafyasinin yaptigi, yapimi
      senelerce süren bir köprü... Ihalesinden bitisine
      kadar mercek altina alinmasi gereken bir köprü. Senol
      Ilgaz-Nuri Akgül isbirligiyle devlet nasil
      hortumlanir, ibret alinmasi gereken temiz bir is.
      Daha fazla söze gerek yok, buyurun beyler hep
      birlikte inceleyelim, var misiniz?

      *4.* Eskisehir Organize Sanayi Bölgesi... Ilgaz
      mafyasi sanki bu mekana ortak edilmis. Bölge Müdürü
      Ali Ihsan Karamanli, Ilgaz hayrani. Her türlü
      yolsuzluk yapmayi bu mafyadan ögrenmis. Bölge
      Müdürlügü, islettigi elektrik
      santrali sayesinde darphane olmus. Elde edilen geliri
      harcayacak yer bulamiyorlar.
      Projeler üretip, bu gelir bu projelere aktariliyor,
      fakat çok farkli bir sekilde. Is yaptirdigi
      sirketlerle anlasmali olarak faturalar öyle bir
      sisiriliyor ki, anlamak mümkün degil. Bu adam ne
      yapmak istiyor diyerek arastirdigimda, uyanik isi
      düsüncelerle karsilasiyorum. Sanki bir yerlerden
      yüksek rakamli hibe bekleniyor da, elde avuçta ne
      kadar nakit varsa, lüzumlu lüzumsuz, üstelik katlamali
      miktarlarda çesitli yatirimlara yönelmisler. Eldeki
      nakit ya gösterilmek istenmiyor, ya da daha farkli
      düsünceler var isin içinde. Organize Sanayi
      Bölgesindeki fabrikalara satilan elektrik ve su
      miktari öyle kabarik ki, ODA olarak fabrikalara
      hizmeti unutmuslar, isi tamamen ticarete dökmüsler.
      Bu kadar özerklik taninmis bir oda, kazancinin ne
      kadarini vergi veriyor, arastirmak gerekiyor. Dedik
      ya özerklik taninmis, vergisini de kendi kurdugu vergi
      dairesine veriyor olmali. Devlet içinde devletçik
      olusturmus.Bir de her
      türlü dümeni çeviren Suat Ader isimli mühendis var
      ki, aslinda bu düzenin hem mimari, hem de en çok
      çarpan tokatçisi.Her sene ayni sirketlere ihaleler
      peskes çekiliyor. Bilin bakalim neden? Hadi arastirin
      da görün.
      Ilgaz mafyasi da her zaman ihaleyi kaybeder ama, isi
      bu mafyaya verirler. Çünkü sisirilen faturalar
      bölüsülür de ondan... Hirsiz, ancak hirsizla çalisir
      prensibinden hareket ederek Sanayi Bölgesi'nin
      menfaatleri için degil, sadece kendi cepleri için
      çalisirlar. Agzinizla kus tutsaniz, sizin sirketiniz
      bu müdürlükten is alamaz. Ilgaz mafyasina her sene
      bes trilyon ödenir.Sisirilen kismi hesaplamak mümkün
      degildir, çünkü o kisim kapali kapilar ardinda
      gerçeklesir.Iddiami isbat etmek için sahteciligin
      küçük bir kisminin belgesini ele geçirdim ve hala
      sakliyorum. Merak eden olursa sahsimdan alabilir. Tüm
      ihaleler usülsüzdür. Bu ihalelerden birirni de her
      sene ayni sahisa verirler ki, mühendis olan bu sahis,
      OSB'nin demirbasi haline getirilir. Bu sahis,
      elektrik ve su tesisati tamir ihalesini her yil
      kazanir, þisirilmis faturlalarla vurgunlar yapar,
      ganimeti Bölge Müdürü'yle paylasir. Kazanla
      kaldirdigini isçilerin çay kasigiyla dagitan bir
      sülük.

      *5. * Siz hiç böyle bir cinayet okudunuz mu? Adamin
      bir anlasilamayan bir sebepten dolayi Mafya Babasi
      Senol Ilgaz'a diklenir. Senol Ilgaz da bu tanimadigi
      adama ana-avrat küfreder. Kim anasina-avradina
      küfretirir ki? O da küfreder. Senol Ilgaz altta
      kalir mi? Güpe gündüz, Eskisehir'in en ilsek
      caddesinde bu adami, altindaki Mercedes otomobiliyle
      öyle bir ezer ki, hem de defalarca ileri geri
      giderek adeta asfalta yapistirir. Adami kaziyarak
      alirlar asfalttan. Tesadüfen oradan geçen bir
      savci,olayi görür, sahit olarak mahkemeye intikal
      ettirir. Çünkü gördügü
      manzara karsisinda dehsete kapilir. Adamin beyni
      parçalanmis, tüm iç organlari caddeye serilmis,
      inanilir gibi degil. Araya hatirli(!) kisiler girer,
      savci ikna edilir, sahitlikten vaz geçer.
      Mahkemeleri çok seven Senol Ilgaz, zikkimlandigi viski
      parasinin bir kismini söförüne bagislayarak suçu
      üstüne yikar. Her zaman oldugu gibi bu isi de
      "tatli"ya baglar. Ezen memnun, yatan memnun. Sahit
      devletin bir savcisi da olsa, olan biteni unutmus, o
      da memnun. Mercedes su anda Antalya'da. Para
      karsiliginda suçu üstlenen sahsin adi da Müeyyid.
      PTT'den emekli bir söför. Mihalliççik'in Yunusemre
      köyünden. Mafya dünyasinda isler böyle yürüyor, Sayin
      Basbakan'im. Bu katil, Eskisehir AK PARTI kurucu
      meclis üyesi bir BABA... AK Parti Milletvekili Murat
      Mercan'in da en yakin dostu (pardon) SPONSORU...
      Bir cinayet daha yazayim içiniz kararsin. Cinayete
      kurban giden bu adam da emekli ve gerçek bir usta. Ne
      var ki adam alkolik. Adi Ruhi Güner. 20.05.2004
      tarihinde Basbakanlik makamina yazdigim bir dilekçeyle
      birlikte, Eskisehir Cumhuriyet Bassavciligi'na
      iletilmesini istedigim ifademde açik açik yazdigim
      gibi, bu cinayetin bes tanigindan biriyim. Ruhi
      Güner bu sahis, Ilgaz mafyasinin babalarindan Mehmet
      Ilgaz tarafindan öldürüldü. Eskisehir Bassavcilik
      Makamina da sundugum bu dilekçem bulunamazsa, (ki
      normaldir, tüm dilekçe ve ifadelerim Bassavci
      tarafindan yirtilmistir) Ugur Dündar'dan istenip
      alinabilir.



      *6. * Degerli Milletvekiller: Eskisehir Subay
      Orduevi ile ilgili iddialarim mutlaka arastirilmasi
      gereken konulardir. Bu iddialarimi ilk olarak
      23.01.2004 tarihinde Subay Orduevi Müdürü Albay Mehmet
      Gürdogan'a yazili olarak bildirdim. Ilgaz AS bu
      binanin onarim ve takviye isini almisti. Ihaleyi
      aldiklari zaman (bu ihale arastirilmali) Murat Mercan
      Milletvekili degildi. AK Parti yeni kurulmustu ve
      Murat Mercan ile ismail Ilgaz Ak Parti Eskisehir
      Kurucu Meclis Üyesi olmuslardi. Sayin Albay'a bizzat
      teslim ettigim ihbar mektubumda gerekçeleri
      siralamistim ve aynen sunlari yazmistim: - Iste bu
      sebeplerden dolayi, Eskisehir Subay Orduevi binasinin
      depreme dayanikli olup
      olmadigini kontrol ettirmenizi saygilarimla
      arzederim... Iste gerekçelerim: 2002'nin sonlarina
      dogru *(Murat Mercan Ilgaz Mafyasinca milletvekili
      seçtirildikten sonra)* Subay Orduevi'nin kolon
      güçlendirme çalismalari yapiliyordu.
      Görevli oldugum santiyeye çikma malzemeler getiren,
      yine çikma malzemeler götüren isçiler, bu binada
      "kolon patlatildigini" söylüyordu. Önceleri inanmak
      istemedim. Fakat 2003 ortalarinda, is bitirilip
      teslim edildikten sonra, üç farkli sahistan da ayni
      konusmalari duydum. Hiç tanimadigim bir kaç insaat
      mühendisine konuyu açip görüslerini aldim ve bir
      felaketin yasanmamasi için vicdanimin sesini
      dinledim. Üç ay sonra Hüseyin Isik isimli bir Albay'a
      ifade verdim. Sayin Albay, iddialarimi çürütmekten
      baska bir sey yapmadigi gibi, Subay Orduevi Müdürü
      Albay mehmet Gürdogan da "Ilgaz AS'nin ihaleyi çok
      düsük fiyat vererek kazandigini, hiç bir kari
      olmadigini" iddia ederek sahsimi iknaya çalisiyordu.
      Bu iki Albay'a: "Ilgaz AS'nin her aldigi iste mutlaka
      hirsizlik yaptigini, bu hirsizliklara sahit
      oldugumu, çalmayacaklari isi kesinlikle
      almayacaklarini, her türlü hirsizliklarinin ve
      hortumlarinin belgeli oldugunu" söyleyerek
      iddialarimin dogru oldugunu, ayrica tadilat isinde
      çok sayida kullanilmis malzemeler kullandiklarini,
      arastirilmasi gerektigini israrla vurguluyordum.
      Onlar beni, ben de onlari ikna edemedim. Hüsyin Isik
      isimli Albay'i bir daha görmedim. Ifademin üzerinden
      15 gün geçmisti ki, Ilgaz mafyasindan telefonlar
      gelmeye basladi. Benimle kendi isyerlerinde bulusmak
      ve anlamsak istiyorlardi. Bu isteklerini sürekli
      reddettim. Subay Orduevi Müdürü'nü
      makaminda ziyaret ederek (Mayis 2004)
      "Bu mafyanin çocuklarimi öldürebilecegini,
      telefonumu ve adresimi bu mafyaya vermekle çok büyük
      yanlis yaptiklarini" ilettim ve: -Bu isin bir
      gizliligi olamaz miydi, Albay'im? Diyerek sordum.
      Sayin Albay: "-
      Bunu ihbarini yapmadan önce düsünseydin" diyerek akli
      sira sahsimi cezalandirdigini ima etmeye çalisti.
      Oysa bu Albay'a mektubumu yazarken, olabilecekleri
      düsünüp yazmakta tereddüde düsmüs, mektubumda
      belirtmistim. Tam bes ay düsündükten sonra hayatimi
      ortaya koymus ve ihbar etmeye karar vermistim. Haksiz
      da
      çikmadim, aklima gelenler basima geldi, Ilgaz mafyasi
      sahsima Eskisehir Çalisma Müdürü araciligiyla ilk
      tezgahini hazirladi. Bir çok belge imzalatmaya
      kalktilar. Bunlarin içinde "Subay Orduevi Binasi ile
      ilgili Ilgaz AS'ye iftira attim" yazili bir kagit ve
      daha neler... Bu olayla ilgili sahidim ve bant
      kayitlari vardir. Eskisehir Çarsi Polis Karakolu'na
      sikayette bulunup, sahidimle birlikte ifade veriyorum,
      akabinde Cumhuriyet Bassavci Vekili Coskun Mutluer,
      ifadelerimi yirtiyor, ayrica sahsimla alay ediyor.
      Kisa bir süre sonra, Ilgaz mafyasinin "tokatladigi"
      isadamindan,
      Eskisehir Subay Orduevi ile ilgili Ilgaz AS'ye
      "tesekkür mektubu" gönderildigini ögreniyorum. Ayni
      gün (20.05.2004) Basbakanliga dilekçe yazarak
      arastirilmasini ve "3071 sayili dilekçeye cevap
      hakkimi" talep
      ediyorum. Asker ya da sivil kim olursa olsun, hiç
      kimsenin betonlar altinda can vermesini istemiyorum.
      "Dilekçe kanunu" ise yariyor, adresime mektuplar
      yagmaya basliyor. Bunlarin içinde en önemli ve GIZLI
      olani kirmizi damgali
      mektuplar. Bir çok makam açiklamada bulunmamami,
      susmami istiyordu. Uzun bir süre saygili olup
      sustum. Tabii bu arada Subay Orduevi'nin tadilati
      sirasinda kullanilan çikma malzemeler yenileriyle
      degistirildi ve hiç bir
      delil birakilmadi. Ülkemizde "zaman asimi" diye bir
      kavram vardi, zaman asimina ugratmak için bu olay
      kapatildi.
      Sikayetlerimi tekrarlayarak dilekçeme cevap hakki
      beklemeye basladim. Bu arada Ak Partili Ilgaz
      mafyasinin elemanlari ev adresimi tespit etmis ve
      sürekli takip ediyordu. Kimlerle baglantim var, onu
      bulmaya çalisiyordu. Bir
      gece evimi bilinmedik bir adrese gizlice tasidim
      (Agustos 2004).
      Ankara'daki ilgili makamlara giderek ihbar
      mektuplarimin pesine düstüm. Bürokratik yazismalar
      sonucu anladim ki, her makam topu bir digerinin
      üstüne atiyor, sorumluluktan kaçiyordu. Bunun yani
      sira sahsima akla hayale
      gelmeyecek oyunlar hazirlaniyordu. *Bunlardan
      biri:* Eskisehir Cumhuriyet Bassavci Vekili Coskun
      Mutluer'i Adalet Bakanligi Basmüfettislerine sikayet
      ediyorum ve bir fezleke hazirlatiyorum. Suçu: Çok
      sayida yasa disi isler yapmis bir mafyayi korumak,
      himaye etmek, suçlarini örtbas etmek... Fezleke Adalet
      Bakanligi
      Ceza isleri Genel Müdürlügü'ne ulasiyor, hiç bir
      sorusturma yapilmadan Bassavci Vekili AK'laniyor.
      Sonuç belgesi, Eskisehir'de ne kadar Kenan Akkus
      varsa hepsine postalaniyor, sadece bana
      gönderilmiyor. Bu Kenan Akkus'lardan biri sahsimi
      tesadüfen buluyor, elindeki belgeyi sahsima teslim
      ediyor. Adalet Bakanligi
      Ceza Isleri Genel Müdürlügü'ne giderek, belgenin
      altinda imzasi bulunan hakimi bulup açiklama
      istiyorum. Fakat hakimin hiç bir seyden haberi yok.
      "Konudan haberim yok, sadece imzaladim" diyerek
      siyriliyor. Ankara idare Mahkemesine postaliyorlar
      sahsimi, "Hakkini burada ara" diyorlar. Ancak, bu
      mahkemeye basvurmam için 60 gün tanidiklari süre de
      dolmus. Hakkim da böylece öldürülmüs, Bassavci Vekili
      Aklanmis oluyor. Iste Ak Partini Kara Mizahi diyerek
      söz ettigim de bu oyun... Murat Mercan sayesinde
      tüm dilekçelerim yok oluyor, fezlekeyi hakimler
      okumadan AK'liyor, arastirma yapilmiyor, Bassavci
      Vekili de, gerçek sorumlu Bassavci da böylece
      kurtuluyor.
      Murat Mercan ve Bassavci Vekili'nin açikça himaye
      ettigi Ilgaz mafyasi, Subay Orduevi binasiyla ilgili
      suçlu olmasaydi, sahsima karsi "iftira" davasi
      açardi, suçlu olmadiklarini Türkiye Cumhuriyeti
      Devleti Kanunlari
      önünde ispata çalisirlardi. Fakat böyle yapmadilar,
      kendilerine has mafya kanunlarini uyguladilar. Bir
      tezgah hazirlayarak çok sayida belge imzalatmaya
      kalktilar. Kendilerini AK'lamanin yolu bu mu? AK
      Partide AK'lanmanin yolu bu mu? Madem suçlu
      degilsin, suçsuzlugunu isbat için neden yeni bir suç
      isliyorsun? Bir arkadasimin Yardimiyla kaçarak
      kurtuldum ellerinden. Ya bu belgeleri
      imzalatacaklardi, ya da öldüreceklerdi.

      *DEGERLI MILLETVEKILLER*

      Eskisehir Subay Orduev ile ilgili iddialarim sadece
      bunlarla sinirli degil. Bassavci ile Vekilini
      istedigi sekilde kullanabilen bu mafya, Subay Orduevi
      Müdürü Albay'i da kukla gibi oynatmaktan çekinmedi.
      Öldürmek amaciyla sahsima kurulan ikinci tezgaha da
      bu müdür alet edildi.Dogrulugunu taahhüt ettigim bu
      konu ihmal edilmemeli, zaman asimina ugratilmamali.
      Eskisehir deprem bölgesi içindedir. Depremin ne zaman
      olacagini da Allah
      bilir. Ilgaz mafyasiyla olan savasimi engelleyen sayin
      Basbakan'im, olabilecek bir felaket sonrasinda ihbar
      ettigim bu bina için suçlu mu arar, yoksa suçu
      üstlenir mi, bilemem. Ancak simdiden bu binayi çelik
      kontrüksiyonlarla Desteklese,masrafi da AK Parti'li
      Ilgaz, mafyasindan alsa, en dogru olani yapmis olur.
      7. Vergi Kaçakçiligi, Hortumculuktan sonra
      Türkiye'nin en büyük problemi. Ak Partili Ilgaz
      mafyasinin en büyük geliri Devleti hortumlama isidir.
      ikinci sirada tarihi eser kaçakçiligi vardir, üçüncü
      sirada vergi kaçakçiligidir. Üstün yetenekli
      muhasebeci kadrosuna sahiptirler. Tilkilere özel
      yetenekleriyle bir sezonda bes trilyon kar eden
      patronlarina kurus vergi ödetmezler. Hatta bir sonraki
      seneye "zarar" devrederler. "Bu nasil oluyor?"
      diyenler, Eskisehir Defterdari'ndan bilgi
      alabilirler. 2004 senesi sonlarinda ziyaret ederek
      konuyu ilettigim Sayin Defterdar "Hallederiz" diyerek
      sahsimi makamindan ugurladi. Bir sorsak, bu konuyu
      "halletti mi" acaba? Aslinda Ilgaz AS bir
      holding'dir. Içinde çok sayida paravan sirket vardir.
      Muhasebe ekibi disindaki çalisanlar, her ay bu paravan
      sirketlere girip girip çikarlar. Çalisanlarina
      tazminat firsati vermezler, sirket sirket
      gezdirirler. "Nasil oluyor?" diyenlere, iste AK
      Partili Ilgaz
      mafyasinin Muhasebe Müdürü Tilki Sahin'in telefon
      Numarasi: 0532 284 8319. Tilkilere özel icraatlarini
      sizlerle paylasmazsa, lütfen sahsima ulasiniz, ikna
      ederim. ILGAZ RIVER SIDE ismi verilmis, AK Partili
      Ilgaz
      Mafyasinca insaa edilmis, birinci dereceden sit alani
      üzerindeki kaçak 30 lüks villadan 25 tanesi,
      Eskisehir'in ileri gelen zenginlerine, bugünkü
      degeriyle 1 milyon TYL bedelle satildi. Bu gelirin
      yüzde kaçi vergi olarak devletin kasasina girdi? Imara
      açilmamis arazi üzerinde, imar ruhsati olmayan bu
      villalardan Eskisehir Büyüksehir Belediyesi ne kadar
      vergisini aldi? Rüsvet mi aldi, vergi mi? Bunun hesabi
      ancak Yilmaz Büyükersen'e sorulabilir. Fakat önce
      hesap soracak bir babayigit bulmak gerekir. Yilmaz
      Büyükersen DSP'li, hükümet AK
      Parti'li... Yine de bu yolsuzluklarin üzerine
      gidilmiyor, gidilemiyor. Çünkü Murat Mercan her iki
      partiyi bir ortak noktada bulusturdu da ondan.Asagi
      tükürsen sakal misali... Büyükersen harcanirsa,
      Murat Mercan'i da gözden
      çikarmak zorundalar... Yilmaz Büyükersen, Anadolu
      Üniversitesi'ne rektör olduktan sonra, Ilgaz mafyasi
      inanilmaz yükselise geçti. Senelerce Üniversiteler
      nasil soyulmus, bir incelense...
      Özellikle usulsüz ihalelerle her isi Palet Ltd. Sti'ye
      veren Osmangazi Üniversitesi ihaleleri bir
      incelense... Ilgaz mafyasinin sirketlerinden biri
      olan Palet Ltd Sti'nin geçmis on yili bir incelense...

      Tarihi eserlerden gelen paranin AK'landigi
      Hamamyolu'ndaki döviz bürosu incelense... Savtekin
      Caddesiyle Hamamyolu'nun kesitigi kösedeki Hamam'lari
      bir mercek altina alinsa... Osmangazi Tip Fakültesi
      arsisindaki Shell Petrol Istasyonlari...Volswagen
      servisleri, Çukurhisar'daki asfalt plenti, fazla
      degil, söyle on senelik incelense... Var misiniz?
      Lütfen beni de çagiriniz. kaçak villalar arasindaki
      depo incelense, tarihi eserler kayit altina alinsa...
      Özellikle tümülüsün hemen yanindaki kaçak lüks villa
      çok temiz aransa... Gizli bölmeler ortaya
      çikarilsa...
      Villanin temeli kazilsa, antikalarin bir bölümü
      gömüldügü yerden çikarilsa... Fena mi olur?
      0312 426 7500 nolu telefonun kayitli oldugu mekan
      didik didik taransa... zaman kalirsa küçük hesaplarla
      ugrasilsa: Mustafa Ilgaz'in, Ismail Ilgaz'in, Mehmet
      Ilgaz'in lüks villalari didik didik aransa... Zarar
      gösterip vergilerini ödemiyorlar ya, mücevherlerin
      hesabi sorulsa... Hani nerede "NERDEN BULDUN?"
      yasasi? Birileri buluyor iste. Bazan belasini...
      Sayin Basbakan'im, dirsek çürüten müfettislerini bu
      mekanlara gönderse, ne kaybeder?
      Devletin kasasina küçük de olsa katkida bulunmaya
      çalisan bu vatandasina inanmak ister mi?
      Sayin Basbakan bilsin ki: Benim Uzan'lar gibi iktidar
      kavgam yok. Iktidar için beni tehlike görme.
      Savasim devleti hortumlayanlarla. Sahsimi hala "deli"
      olarak görüyorsan, Bakirköy'e kapattirabilirsin.
      Itiraz edersem namerdim. Bir daha düsün...

      *DEGERLI BASIN MENSUPLARI*

      Siraladigim yedi konu sahsi meselem olmadigi gibi,
      her dilekçemde ve mektubumda dogrulugunu tahhüt
      ettim, israrla arastirilmasini istedim. Buna ragmen
      yaklasik üç senedir Allah'in bir kulu karsima çikip da
      "Kardesim sen
      su iddialarda bulunmussun, dogruluguna taahhütte
      bulunmussun. Arastirdik fakat dogru degil, isbat
      et..." diyemedi. Çünkü hepsi dogruydu ve ilgili tüm
      makamlar biliyordu. Bu mektupta anlattigim tüm
      konulari 2005
      senesinin Nisan ayinda Adalet Bakani Cemil Çiçek
      sahsimdan ögrendi. Iki gün sonra da, Eskisehir
      Cumhuriyet Bassavcisi, "Ak Parti Eskisehir
      Milletvekili Murat Mercan'a küfür ettigim
      iddiasiyla" cezaevine soktu ve 34 gün
      sahsimi bu cezaevinde susturdu. Evime baskin
      düzenleyip canimi alamayan Ilgaz mafyasi gibi,
      Bassavci da sahsimi susuturamayacak, artik ögrendi.
      Sahsimi tekrar cezaevine göndermek için suç üretmeye
      çalisan
      Sayin Bassavci, suçlu Ilgaz mafyasiyla olan tüm
      telefon konusmalarimi önce dinletti, sonra da yok
      etti. Bassavci Gökhan Karaburun, AK Partili hortumcu
      bir çetenin yaninda saf tutup bir vatandasin ailesini
      rezil kepaze edecek
      kadar yürekliyse, ben de bu savcinin ayagini
      kaydiracak kadar yürekliyim. Ikametgah adresimi
      bildigi halde, Eskisehir'de yasayan babamin evine
      sürekli baskin düzenlemekle, yasli adami sürekli
      korkutmakla eline ne geçecek bilmiyorum. Devame et
      Sayin Bassavcim, iyi gidiyor. Yasli bir adami
      korkutmaya gücün yetiyor ama beni korkutamiyorsun...

      *SAYIN BASBAKAN'IM*

      Sahsiniza ve ailenizin canina kastetmeye karar
      verenlere çiçek göndermeyi düsünürmüydünüz? Bomba
      göndermedigime dua etsinler. Ben "deli" olmayayim da
      kim deli olsun? Sahsima "deli" damgasi vuracaginiza,
      önce görevini yapmayan hainlerden hesap sorunuz. Ak
      Partili Ilgaz Mafyasiyla olan savasimi engelleme
      çabalariniz bosuna, Sayin Basbakan'im. Parababasi üç
      bes hortumcu için, gerçek vatandasina "deli" damgasi
      vurdurup, savasini engelleyebiliyorsan, sen bu
      milletin umut bagladigi lider olamazsin. Sülüklerin
      hortum düzenini yikmaya
      kararliyim. Ayrica, Sit alanlarinin imara
      açilmasiyla ilgili bir kanun çikardiginizi da
      biliyorum. Bu ülkenin tarihi mirasi, yine bu ülkenin
      fertlerinin ortak malidir. Hiç bir hortumcuya bunlar
      peskes çekilmemeli. Bu konuda bir daha
      düsününüz... Vicdanimi hayatimin önüne koyarak
      taahhüt ettigim dogrulari yazdim. Ne acidir ki,
      sikayet ettigim makamlar, hala bu suçlu takimina
      destek verip himaye etmeye devam ediyor. Anladim ki,
      kanun disi isler yapmak,
      bu sahislar için dogal hale getirilmis. Hala bir
      sekilde AK'lanmak için baska yalan-dolanin pesinde
      geziyorlar. Para güçleri sayesinde AK'landilar, zaman
      asimina ugratip yine AK'lanacaklar. Ülkemizde hain ve
      rezil müdürler,
      vekiller ve hatta savcilar oldukça kurtulacaklar.
      Karsilarina bir baksa Kenan AKKUS'lar çikana kadar...
      Ne ala memleket... Anlattiklarim, önce küçük bir
      zümrenin ayibiydi. Sonra büyüdü AK Parti'nin ayibi
      oldu. Simdi ülkemin ayibi... Ne diyeyim? Elle gelen
      dügün bayram...
      Allah'in bir "deli"sinden saygilar....

      28/03/2006 Kenan Akkus 0536 304 7531 kenaku@m...
      trsayfam@h...
      GÜZEL INSAN:

      Allah, diledigini ilahi adaletiyle islah eder

      Dilemedigini de çayira salar, otlasin ister

      Otlayanlar da kurban edilecek günü bekler...

      1. TBBM'deki sayin milletvekkilerime
      ulasamiyorum,bir sekilde e-maillerim engelleniyor.
      Duyurulur... AK Parti'nin iletisim özgürlük anlayisi
      bu mu?
      2. Hortumculari teshir sitesi trsayfam.net Nisan
      ayinda yurtdisindan yayinlarina baslayacak. Güzel
      ülkemizi soyan vatan hainlerini ve himayecilerini
      yakinda bu siteden takip edebilirsiniz.
      3. Bu mektubum su anda üç dile çevrilmekte,
      trsayfam.net 'den yakinda okuyabilir, Avrupali
      dostlariniza tavsiye edebilirsiniz.Gönderilen e-mail
      sayisi toplam: 1059
      """"


      __________________________________________________
      Do You Yahoo!?
      Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around
      http://mail.yahoo.com